bankalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bankalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2012 Pazartesi

Bireysel Krediler Yıllık Bazda Yüzde 24 Büyüdü

Türkiye Bankalar Birliği'nin Türkiye Bankacılık Sistemi Raporu'na Göre Sektörün Kar Hacmi Yılın İlk Çeyreğinde Geçen Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde 8 Artarak 5.7 Milyar TL'ye Yükseldi

Yıllık bazda özkaynak karlılığı yüzde 15.7'den yüzde 14.1'e, yıllık bazda aktif karlılığı ise yüzde 2.1'den yüzde 1.7'ye geriledi. Böylece yıllık bazda karlılık gerilemeye devam etti.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Mart 2012 Türkiye Bankacılık Sistemi istatistiklerini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi, 2012 yılının ilk çeyreğinde bazı Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan borç krizi ve devam etmekte olan belirsizlikle birlikte iç talepte yaşanan gerilemeye paralel olarak soğumaya başladı.

Risk Algısı Yüksek Seyretmeye Devam Etti

Bazı Avrupa Birliği ülkelerinde devam etmekte olan borç sorunlarına henüz somut bir çözüm üretilememiş olması ve yaşanan siyasi değişiklikler Dünya'da yüksek olan risk algısının daha da artmasına neden oldu. Yüksek cari işlemler açığının ekonomik yavaşlamaya paralel olarak düşüşe geçmesine rağmen hala yüksek seviyede seyretmesi ve Merkez Bankası hedeflerinin üstünde seyreden enflasyona bağlı olarak bozulan enflasyon beklentisi risk algısını artıran faktörler oldu.

Kar Miktarı Arttı

2011 yılı aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, artan işlem hacmi paralelinde net faiz gelirleri arttı. Faiz dışı gelirler ise bankacılık hizmetlerinden elde edilen gelirlerdeki artışa rağmen karşılıklar ve personel giderlerindeki artışın etkisiyle geriledi. Dönemsel kar hacimleri karşılaştırıldığında 2012 Mart sonu itibariyle dönem net karı 2011 yılı birinci çeyreğine kıyasla yüzde 11 arttı, özkaynak karlılığındaki gerileme durdu.

Yılın İlk Üç Ayında Toplam Aktifler Kredi Artışı Paralelinde Büyüdü

Bilanço toplamı, Mart 2012 itibariyle, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 oranında büyüyerek 1 trilyon 171 milyar TL (660 milyar dolar) oldu. Toplam aktiflerin gayri safi yurtiçi hasılaya oranının Mart 2012 itibariyle yüzde 87 düzeyinde gerçekleştiği tahmin edildi. Mart 2011'a göre, toplam aktifler mevduat bankalarında yüzde 16, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 37 oranında arttı. Aynı dönem itibariyle, özel sermayeli bankaların toplam krediler içindeki payları 1 puan arttı, yabancı bankaların payı ise 1 puan azaldı.

Kredilerin Toplam Aktiflere Oranı Yüzde 58 Oldu

Kredilerin toplam aktiflere oranı geçen yılın aynı dönemine göre 3 puan artarak yüzde 58 oldu. Mevduatın krediye dönüşme oranı, Mart 2011'e göre 10 puan artarak yüzde 97'ye yükseldi. Mart 2012 itibariyle, bu oran kamu bankalarında yüzde 81, özel bankalarda yüzde 104 ve yabancı sermayeli bankalarda yüzde 108 oldu.

Bireysel Krediler Yıllık Bazda Yüzde 24 Büyüdü

Bireysel krediler Mart 2012 itibarıyla yıllık bazda yüzde 24 büyüdü. Bireysel kredilerdeki hızlı büyümede, konut kredileri ve ihtiyaç kredilerindeki artış etkili oldu. Konut kredilerinin toplam kredi stoku içindeki payı yüzde 10; ihtiyaç kredilerinin ise yüzde 13 seviyesinde gerçekleşti.

Takipteki Kredilerin Toplam Kredilere Oranı Yüzde 2,8'e Geriledi

Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 2.8'e gerilerken, ekonomik faaliyetlerde yaşanan soğumaya paralel olarak nominal bazda yükselmeye başladı. Özel karşılıkların takipteki kredileri karşılama oranı geçen yılın aynı dönemine kıyasla hafifçe gerileyerek yüzde 80 civarında gerçekleşti.

Mevduat Dışı Kaynakların Toplam Pasifler İçindeki Payı Artmaya Devam Etti

Mart 2012 itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre mevduat dışı kaynakların toplam pasifler içindeki payı arttı. Bu artış; yurtdışından sağlanan kaynaklar, ihraç edilen tahviller ve repo işlemlerinden sağlanan fonlardaki büyümeden kaynaklandı. Ödenmiş sermaye ve olağanüstü yedeklerdeki artışa bağlı olarak özkaynaklar arttı. Sektör özkaynakları, bir yıl önceye göre yüzde 13 artarak, Mart 2012 itibariyle 147 milyar TL (83 milyar dolar) oldu. Sermaye yeterliliği standart rasyosu Mart 2011'e göre 1.4 puan azalarak yüzde 16.7'ye geriledi. Sermaye yeterliliği rasyosundaki gerilemede kredi stoku büyümesi etkili oldu.

Yıllık Bazda Karlılık Geriledi

Getirili aktifler içerisinde kredilerin, aktif fonlamasında ise mevduat dışı fonlamanın payının artması sonucunda kredi faiz geliri ve mevduat faiz gideri arasındaki fark arttı. Faiz gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artarken; faiz giderlerindeki artış yüzde 50 gerçekleşmiş ve net faiz geliri yüzde 28 arttı. İncelenen dönemde, net faiz gelirindeki artışta menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirlerinin de önemli katkısı oldu.
Yılın ilk üç ayında bankacılık sektörünün faiz gelirleri 26.3 milyar TL, faiz giderleri 14.6 milyar TL olarak belirlendi. Net faiz gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 oranında artarak 11.7 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.

Kar hacmi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 5.7 milyar TL'ye yükseldi. Yıllık bazda özkaynak karlılığı yüzde 15.7'den yüzde 14.1'e, yıllık bazda aktif karlılığı ise yüzde 2.1'den yüzde 1.7'ye geriledi. Böylece yıllık bazda karlılık gerilemeye devam etti.

Kur ve Vade Risklerinde Önemli Bir Değişiklik Olmadı

Yabancı para net genel pozisyonu 443 milyon dolar fazla verdi. Yabancı para aktiflerin TL karşılığının toplam aktifler içindeki payı Mart 2011'e göre 3 puan artarak yüzde 29, yabancı para pasiflerin TL karşılığının toplam pasifler içindeki payı ise 4 puan artarak yüzde 35 düzeyinde gerçekleşti. Toplam aktiflerin yüzde 45'i, kaynakların ise yüzde 79'u 1 yıldan daha kısa vadelidir. Toplam aktiflerin ve pasiflerin ortalama vade yapısında geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir değişiklik olmadı. Toplam kredilerin yüzde 1.4'ü (9.5 milyar TL) ve toplam mevduatın yüzde 3.7'si (25.6 milyar TL) bankaların dahil oldukları risk grubuna ait, Bankaların dahil oldukları risk grubuna ait net riskleri negatif "eksi 16.1 milyar TL" oldu.

Şube Sayısı Artarken Personel Sayısı Sabit Kaldı

Mart 2012 itibariyle faaliyet gösteren banka sayısı 44 oldu. Aralık 2011 dönemine göre; şube sayısı 52 adet artarak 9 bin 886'ya yükseldi. Personel sayısı Aralık 2011'e göre 3 kişi azalarak 181 bin 415'e geriledi. Aralık 2011'e göre, ilk 5 bankanın toplam aktifler içindeki payı değişmedi ve yüzde 61 oldu. Mevduat ve kredilerdeki payları 1'er puan gerileyerek sırasıyla yüzde 61 ve yüzde 58 düzeyinde gerçekleşti. İlk 10 bankanın toplam krediler, aktifler ve mevduat içindeki payı ise değişmeyerek sırasıyla yüzde 87, yüzde 87 ve yüzde 91 düzeyinde gerçekleşti.

Bilanço Dışı İşlemler Artmaya Devam Etti

Bilanço dışı işlemler özellikle alım satım amaçlı türev işlemler ve diğer taahhütler kalemlerindeki yükselişe bağlı olarak artmaya devam etti. Banka kartı ve kredi kart sayısı ve her iki karta ait işlem hacmi artmaya devam etti. İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık aracılığıyla yapılan işlemlerde ise hem müşteri sayısı, hem de işlem hacmi büyüdü.

Anka

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Konut Sektöründe Sıkıntı Giderek Büyüyecek mi ?

İnşaat sektöründe işlerin nasıl seyrettiğini, gidişatın olumlu mu, yoksa olumsuz mu olduğunu anlamak için bakılacak birkaç gösterge var. Konut satışı bu göstergelerin başında geliyor. Öyle ya, konut satışı artıyor mu, en azından yeni yapılan konutlar kadar satış var mı, bu veri büyük önem taşıyor.

Bir başka gösterge belediyelerin verdiği inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin durumu. Ayrıca, konut fiyat endeksi, inşaat güven endeksi, konut kredilerindeki artış hızı gibi veriler incelenmesi gereken diğer göstergeler arasında bulunuyor.

Satış Hız Kesiyor

TÜİK'in geçen hafta açıkladığı verilere göre bu yılın ilk çeyreğindeki konut satışı 96 bin oldu. İlk çeyrekteki konut satışı, geçen yılın aynı dönemindeki 91 binlik satışa göre yüzde 5.5 arttı. Ancak, bu yıl ilk çeyrekteki satış, bir önceki çeyrekteki yaklaşık 119 bin adetlik satışa göre yüzde 19 gibi yüksek oranda bir gerileme gösterdi.

İlk çeyreklerde 2008 yılında 112 bin, 2009 yılında 109 bin, 2010 yılında ise 86 bin konut satılmıştı.
Yılın ilk çeyreğindeki 96 bin adetlik satışın yaklaşık 21 bini İstanbul, 14 bini Ankara, 6 bin kadarı İzmir, kalan 55 bini de diğer illerde gerçekleştirildi. Bu arada, Ankara'da bu çeyrekte, 2008'den bu yana geçen 17 çeyreğin en düşük ikinci satışı yaşandı. Ankara'da 2010'un üçüncü çeyreğinde 13 bin 867 konut satıldı, bu yılın ilk çeyreğindeki satış da 14 bin 306 oldu. Ankara'daki konut satışı başka hiçbir çeyrekte 15 binin altına inmedi.   

Çeyreklere göre satış en düşük düzeye 2010 yılında geriledi; neredeyse 80 binlere kadar düşen satışlar görüldü. En yüksek satış ise, 2009'un ikinci çeyreği hariç ancak 120 bine yaklaştı. 2009'un ikinci çeyreğindeki 195 binlik rekor satışın ise özel bir nedeni vardı. 2009'un martında tapu işlemlerinde alınan harç ve vergilerde geçici olarak indirim yapılması üzerine daha önce konut almış, ancak harcın yüksek olması yüzünden noter sözleşmesiyle yetinmek durumunda kalmış olanlar bu fırsattan yararlanıp tapu işlemi yaptırınca söz konusu çeyrekte rekor bir gerçekleşme olmuştu.

İzin Belgesi Kadar Konut Satılmıyor

Konut sektörünün durumunu ortaya koyan bir başka verinin belediyelerin verdiği inşaat ruhsatları ve yapı kullanma izin belgeleri olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu verileri hatırlatalım. Ruhsat ve izin belgelerinde bu yıla ilişkin veri henüz açıklanmış değil. 2011'de 550 bin konut için kullanım izni verildi. Ama 2011'de satılan konut 419 binde kaldı. Satışların bir kısmının noter kanalıyla yapıldığı, tapu işleminin tamamlanmadığı varsayılsa bile bu durumun aradaki farkı açıklamaktan uzak kalacağı ortada.

Kaldı ki, belediyelerin verdiği yapı kullanma izin belgesi doğaldır ki yalnızca yeni konutları kapsıyor. Satışa konu ikinci el konut hiç olmasa bile satılabilir duruma gelenle satılan arasında 131 bin fark var. Bir de ikinci el konutlar düşünüldüğünde, konut arzının konut talebinin çok çok üstünde olduğu ortaya çıkıyor.

Stok Artıyor Balon Şişiyor


Belediyeler, 2010 yılında yaklaşık 917 bin konut için inşaat ruhsatı düzenlemişti. Aslında inşaat sektörü 2011'de hızlı bir fren yaptı. Bakmayın ağırlıkla İstanbul'da olmak üzere belli başlı kentlerde yapılan büyük inşaat projelerine. Toplam inşaat ruhsatında geçen yıl belirgin bir azalma oldu. 2010'da 917 bin olan inşaat ruhsatı verilmiş konut sayısı 2011'de 646 bine indi.

İnşaat ruhsatı verilen konutun en erken bir yıl sonra tamamlanacağı düşünülürse, geçen yılki rekor yapı kullanma izin belgesi normal karşılanmalı. Ruhsat sayısı geçen yıl çok azaldığı için, yapı kullanma izin belgesinin bu yıl geçen yılın altında kalması da şaşırtıcı olmayacak. İzin belgesinde ruhsattaki azalma oranı kadar bir azalma ortaya çıkarsa, bu yıl tamamlanarak kullanıma hazır hale gelecek konut sayısı 400 bine kadar inebilir.

Ancak, bu da yüksek bir arz anlamına geliyor. Bu yılki konut satışlarının 400 binin çok üstüne çıkacağı sanılmıyor. Bu yıl tamamlanıp bitecek konutların hepsi alıcı bulsa bile, stoktaki konutların erimesi yönünde hiç mesafe alınamamış olacak. Kaldı ki, bir de ikinci el konutlar var.

Konut Kredisinde Sınırlı Artış

Konut arz talebi arasındaki dengenin bozulmakta olduğundan söz ettik. Bu görüşümüzü destekleyen bir veri de, konut kredisindeki artış hızının genel kredi artış hızının çok altında kalması. Toplam kredi hacmi ilk dört buçuk ayda yüzde 7.3 artarken, konut kredilerindeki artış yüzde 2.7 oldu. Son bir yılda da toplam krediler yüzde 21.3, konut kredileri yüzde 10.4 arttı.

Konut kredilerinin, bankacılık kesiminin en kolay verdiği kredilerden olduğu ve konut kredisi talebiyle bankaya başvuran hemen hemen hiç kimsenin geri çevrilmediği de gözden uzak tutulmamalı. Banka açısından konut kredisinde kesin bir karşılık bulunduğu için, bu tür kredi taleplerinin geri çevrilmesi istisnai durumlar için söz konusu değil. Dolayısıyla konut kredisindeki düşük oranlı artışı, bankaların kredi vermekten kaçınması ve nazlı davranması gibi "moda" gerekçelere bağlamak tümüyle yanlış…

Fiyat Artışı 

Konut fiyatlarına ilişkin endeksi Merkez Bankası oluşturuyor. Son veriler şubat ayına ait. Buna göre, şubat ayında yeni konut fiyatları yüzde 2.19 arttı, genel artış ise yüzde 1.48 oldu. Şubat itibariyle son bir yılda ise yeni konut fiyatları yüzde 12.6 artarken, genel artış yüzde 11.84 olarak belirlendi.
Konut satış fiyatlarında ortaya çıkan artış, görece yüksek. Bu yüksek fiyat artışı mı satışların artmasını engelliyor, tartışılır. Ama normalde satışlar iyi gitmiyorken fiyat artışının daha düşük olması beklenir, bu yönden de bir tuhaflık var.

Güven Endeksi Geriledi

TÜİK'in hesapladığı inşaat sektörü güven endeksi mayıs ayında azaldı. Dört aydır artmakta olan endeks, mayısta yüzde 1.5 geriledi. İnşaat sektörü güven endeksi, mayısta bir yıl önceki düzeyinde bulunuyor. Endeks, son bir yılda tam bir çanak eğrisi çizdi. Geçen yıl mayısla birlikte başlayan düşüşün bu yıl da sürüp sürmeyeceğini görmek için önümüzdeki birkaç ayın verisini izlemek gerekecek.

aaktas1.20120528075922.jpg 

aaktas2.20120528075938.jpg 
ALAATTİN AKTAŞ / EKO ANALİZ

23 Mayıs 2012 Çarşamba

74 Milyar 868 Milyon 25 Bin Liralık Konut Kredisinin Yüzde 92,92'si Mevduat Bankalarından Gerçekleştirildi

Merkez Bankası Verilerinden Derlenen Bilgilere Göre 2011 Yılında Kullanılan Toplam74 Milyar 868 Milyon 25 Bin Liralık Konut Kredisinin Yüzde 92,92'si Mevduat Bankalarından Gerçekleştirildi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, muhalefetin 'vatan satılıyor' eleştirilerine neden olan yabancıya mülk ve arazi satışına ilişkin istatistikleri açıkladı. Bayraktar, bugüne kadar Türkiye'de 130 bin 480 yabancı kişiye 105 milyon 206 bin 329 metrekare büyüklüğünde 134 bin 768 taşınmaz, 847 şirkete de 12 milyon 737 bin 689 metrekarelik 8 bin 774 taşınmaz satıldığını kaydetti. Türkiye'ye en çok İngilizler ilgi gösterirken, en fazla araziyi Almanlar satın aldı. Şirketler ise, Antalya ve İstanbul'u tercih etti.

Bayraktar, TBMM'ye gönderdiği resmi yazıda yabancı kişi ve şirketlere satılan konut ve arazilere ilişkin şu bilgileri verdi:

Cumhuriyet döneminden 3.7.2003 yani Ak Parti iktidarının başlangıcına kadar 11 milyon 422 bin 901 metrekarelik 19 bin 809 taşınmaz satışı yapıldı. 19 bin 809 taşınmazdan 9 bin 617'si konut ve işyeri statüsünde.

Ak Parti iktidarının başladığı döneme denk gelen 3.7.2003'tenbugüne kadar ise yabancılara 105 milyon 981 bin 830 metrekare büyüklüğünde 120 bin 467 taşınmaz satışı gerçekleştirildi. 120 bin 467 taşınmazdan 81 bin 464'ü konut ve işyeri geri kalanı ise arazi statüsünde.

Almanlar İlk Sırada

3.7.2008 tarihinden bugüne kadar 79 milyon 614 bin 692 metrekare büyüklüğünde 80 bin 468 taşınmaz satıldı. Bu taşınmazlardan 51 bin 537'si konut ve işyeri statüsünde gerçekleşti.

Yabancılar arasında Türkiye'ye en büyük rağbeti İngilizler ve Almanlar gösterdi. 37 bin 819 İngiliz, Türkiye'den 6 milyon 451 bin 357 metrekare büyüklüğünde 27 bin 22 taşınmaz aldı. 30 bin 412 Alman ise, 65 milyon 166 bin 746 metrakelik 49 bin 399 taşınmazla ikinci sıraya yerleşti. Rakamlar, Almanları birden fazla konut ve arazi alarak Türkiye'de en fazla taşınmaz alan 1. ülke konumuna yükseltirken, 4 bin 715 Avusturyalı ise 16 milyon 222 bin 560 metrekarelik 8 bin 644 taşınmazla Türkiye'de en çok arazi alan ikinci ülke oldu.

Yabacıların İlk Üçü

130 bin 480 yabancı en çok Antalya'yı tercih etti. 44 bin 124 yabancı, Antalya'dan 6 milyon 832 bin 46 metrekare büyüklüğünde 35 bin 442 taşınmaz aldı. 22 bin 337 yabancı ise 6 milyon 461 bin 263 metrekare büyüklüğünde 16 bin 782 taşınmaz ile Muğla'ya yatırım yaptı. Üçüncü sıradaki Aydın'da ise 19 bin 799 yabancı 4 milyon 12 bin 197 metrekare büyüklüğünde 14 bin 638 taşınmaz aldı. Sadece 1 yabancı Siirt'te 22 metrekarelik bir taşınmaz satın aldı.

İstatistiklere göre, 847 şirket, 53 ilde 12 milyon 737 bin 688 metrekare büyüklüğünde 8 bin 774 taşınmaz satın aldı. Bu taşınmazlardan 2 milyon metrekalik 5 bin 358 taşınmaz konut ve işyeri statüsünde kayda geçerken, 10 milyon 737 bin 697 metrekarelik 3 bin 416 taşınmaz ise arazi kapsamında işlem gördü. Şirket sayısı bakımından Antalya 277 şirketle ilk sırada yer alırken, 276 şirket İstanbul'u tercih etti. 85 şirket ise Muğla'ya yatırım yaptı.

Muğla'ya İlgi Çok Yoğun

Şirketler, en çok araziyi ise Muğla'dan aldı. Sadece 85 şirket, 4 milyon 749 bin 710 metrekare büyüklüğünde araziyi satın aldı. Muğla'yı 1 milyon 522 bin 203 metrekare alanla Antalya, 1 milyon 441 bin 371 metrekarelik alanla İstanbul takip etti.

Türk Ortaklı Yatırım Fazla

Rakamlar, yabancı şirketlerin Türkiye'de kurdukları Türk ortaklı şirketler üzerinden arazi almayı tercih ettiğini ortaya koydu. 847 şirketten 802'si Türk tüzel kişiliğini taşırken, 45'i doğrudan yabancı isimler yatırım gerçekleştirdi. 802 Türk tüzel kişilikli şirketler Türkiye'den 12 milyon 534 bin 238 metrekare büyüklüğünde 8 bin 596 taşınmaza yatırım yaptı. 32 yabancı ülkeden 45 şirketin dağılımı ise; 4'ü Suudi Arabistan, 3'ü İngiltere, 3'ü Irak, 2'si İsveç, 2'si Suriye, 2'si Türkmenistanve 39'u ise diğer ülkeler şeklinde gerçekleşti.Rayiçler 100 bin TL olunca  vatandaş tepki gösterdi

2B'lerde rayiç bedelleri belirleme yetkisi illerde defterdarlıklara, ilçelerde ise mal müdürlüklerine verildi. Ancak rayiç bedeller, pek çok yerde yüksek bulundu. Muğla'da 2B kapsamına giren araziler için dönüm başına 5 bin ile 300 bin lira arasında rayiç bedel belirledi. Muğla Kadastro Müdürlüğü, il genelinde 44 bin 521 parselde toplam 131 milyon 172 bin hektar 2B taşınmazı saptadı.

Köyceğiz İlçesi Toparlar Belediye Başkanı Ak Partili Kamil Ceylan, bir grup vatandaşı kabul ederek, sıkıntıları dile getirdi. Ceylan, belde olarak rayiç bedellerin yüksekliğinden şikayetçi olduklarını söyledi. 2B kapsamındaki tarım arazileri için Mal Müdürlüğü'nün 18 bin ile 100 bin lira arasında rayiç belirlediğini kaydeden Ceylan, devletten kendilerine yardımcı olmasını beklediklerini ifade etti.

Perişan Oluruz

Toparlar halkının tedirgin ve üzgün olduğunu kaydeden Ceylan, "Arazilerimizi bu fiyatla biz alamayız. Gelip başkası alırsa perişan oluruz. Bu arazilerde bizler işgalci değiliz. Buraları atalarımızdan kalma yerler" görüşünü dile getirdi.

2B düzenlemesi çıkmadan önce ilçede dönüm başına 5 bin ile 14 bin lira arasında değer biçildiğini de kaydeden Ceylan, "Şimdi istenen rakamlar ise olağanüstü yüksek. Burada yaşayan vatandaşlarda bu para yok" dedi.

Bir heyet oluştururak Ankara'ya gittiklerini ve sorunları anlattıklarını kaydeden Ceylan, "Bize ilgi ve alaka gösterdiler. Yardımcı olacaklarını söylediler. Bundan dolayı bir parça da olsa ümidimiz var" diye konuştu.

Arazimi Vermem

Toparlar sakinlerinden 84 yaşındaki Süleyman Güven, vatandaşın, rayiç bedellerin belirlenmesinin ardından perişan olduğunu söyledi. Güven, " Buradan çok sayıda insan dışarda işçi olarak çalışıyor. Hepsi 2B'de oturuyor. Bu fiyatlarla, vatandaş bu yerleri alamaz. Onun için makul bir fiyatverilmesi gerekiyor. Bu hükümetin vermiş olduğu rayiç bedelle yer alma imkanı yok. Halk perişan. Benim şu an 2 bin lira başvuru param bile yok. Benim bu toprağa emeğim geçti. Topraklarımı başkasının almasına gönlüm razı olmaz. Onun için arazimin içinde gerekirse kendimi yakarım. İbreti alem için bunu yaparım, arazimi de kimseye vermem" dedi.Konut kredisinde 61 ay ve üzeri gözde

Tüketiciler, konut kredisinde en fazla 61-120 ay arasında değişen vadeleri tercih ederken, konutlar ağırlıklı olarak mevduat bankaları tarafından kredilendirildi. Merkez Bankası verilerinden derlenen bilgilere göre 2011 yılında kullanılan toplam 74 milyar 868 milyon 25 bin liralık konut kredisinin yüzde 92,92'si mevduat bankalarından gerçekleştirildi.

Aynı dönemde kullanılan konut kredilerinin vade yapısı incelendiğinde tüketicilerin yüzde 53,21'i 61-120 ay arasında, yüzde 22,32'si 37-60 ay arasında, yüzde 18,65'i 121-180 ay arasında ve yüzde 4,35'i de 13-36 ay arasında değişen vadelerde konut kredisi kullandı.

2012 yılı ilk beş aylık dönemde konut kredisi kullanımı 2011 yıl sonuna göre yüzde 2,73 artarak 76 milyar 910,4 milyon lira olarak gerçekleşirken, mevduat bankaları konut kredilerinden 71 milyar 247,3 milyon liralık hacimle yüzde 92,64 oranında en fazla payı alan bankalar oldu.

EVORA'da 23 Mağaza İçin İhale Yapacak

Tuzla'nın yeni çehresini yansıtan Evora İstanbul'da konutlardan sonra ticari alanlar da satışa çıkıyor. Projede yer alan 23 ticari alan 7 Haziran 2012 Perşembe günü Saat 15.00'de Emlak Konut GYO Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilecek açık artırma yoluyla satışa sunuluyor.

Evora İstanbul'un merkezinde yer alan 23 adet ticari ünitenin muhammen bedeli 194 bin 900 lira ile 1 milyon 957 bin 600 lira arasında değişirken, satışlarda peşin veya taksit seçenekleri yer alıyor.

Teknik Yapı Holding Başkanı Nazmi Durbakayım,  ihaleye büyüklükleri 52,95 ile 414,74 metrekare arasında değişen 23 bağımsız ticari ünitenin sunulacağını belirtti. Nazmi Durbakayım, her ticari ünitenin önünde kendine ait kullanım alanı olduğunu da ifade ederken, bu alanların 19,5 - 387,18 metrekare arasında değişen büyüklüklerde olduğu ve bazılarının ise yine kendine özel kapalı otopark alanı olduğu bilgisini aktardı.

Tuzla'da inşa edilen Evora İstanbul projesinin merkezinde yer alan ticari ünitelerin hem Tuzla bölgesinin hem de site sakinlerinin temel ihtiyaç ve gereksinimlere cevap vereceğinin altını çizen Durbakayım, şunları söyledi:

"Evora İstanbul'daki ticari üniteler sadece projede yaşayanlara değil tüm Anadolu yakasına hitap edecek. Burada sadece alışveriş yapma amacında olan insanlar gelmeyecektir. Burası, doğa ile iç içe ve denize nazır bir ambiyans içinde vakit geçirmek isteyenlerin odağı olacaktır. Sağlık merkezinden eğitim merkezlerine ofis binalarından cafelere kadar birçok hizmet ve ticaret ünitesini bir çarşı içinde topladık. Amacımız insanların Bağdat Caddesi'nde olduğu gibi hem ihtiyaçlarını karşılayabilmesi hem de iyi vakit geçirmesini sağlamak."
Büyük bahçeli ev arayanlar için Kurtköy alternatifi İstanbul Kurtköy'de yapılan VIA/PORT Houses&Suites'te bahçe dubleksleri ve house üniteleri satışa çıktı. 80 metrekareye kadar bahçesi bulunan dublekslerden ev sahibi olmak isteyenler için lansman fiyatları 01 Haziran 2012'ye kadar geçerli olacak. Ayrıca 'peşin fiyatına 2 taksit' kampanyasıyla ödemenin yüzde 50'si şimdi, kalan kısmı ise yüzde sıfır faizle Eylül 2013'te yapılıyor. Projede konutların 25 ile 80 metrekare arasında bahçesi bulunuyor.

Dragos'ta ilk 4 işyerine %15 indirim uyguluyor. Maltepe'de yapılan Dragos Park'ın satışına başlandı.  Yapılan açıklamaya göre 2 bin 25 metrekare arsa üzerinde 6 bin metrekarelik kapalı alana sahip olan proje 1'i bodrum olmak üzere toplamda 16 kattan oluşuyor. Dragos Park'ta, her biri 280 metrekarelik 13 ofis katında, 140 metrekarelik 2'şer ofis yer alıyor.

Projenin pazarlama ve satışını üstlenen RE/MAX Armoni Ofisi tarafından, Dragos Park'taki ofisler 500 bin liradan başlayan fiyatlar ile satışa sunuluyor. Projede ilk 4 işyerinin satışında yüzde 15'e varan indirim gerçekleştiriliyor. Dragos Park'ta, restaurant-cafeterya için ayrılan teraslar ile dükkanlar ise aylık 8 bin 500 lira ile 12 bin lira arasında değişen kira fiyatlarıyla işletmecilerini bekliyor.

Yüzde 30 peşinle 24 ay sıfır faizle daire veriyor.Erguvan İnşaat ve Demirbaş Yapı ortaklığı ile Kurtköy'de inşa edilen Wbahçe projesi 18 bin metrekare arsa üzerinde az katlı binalardan oluşuyor. Toplam 15 blok ve 136 dairenin bulunduğu projede 3+1, 2+1 ve 1+1 daire seçenekleri yer alıyor.

Konut teslimlerinin 2013 içerisinde gerçekleştirileceği projede daire fiyatları 158 bin 290 liradan başlıyor. Sıfır faizli ödeme seçeneği sunulan projede ayrıca yüzde 30 peşinle kalan bakiye için 24 ay sıfır faizle taksit yapılıyor.

Müşteri sesini dinledi 62 villa yapmaya karar verdiMakromtek Esenyurt projesi ile sektörde adını duyuran Makrom Yapı, hız kesmeden yeni projelere start veriyor. Firmadan yapılan açıklamaya göre müşterilerden gelen villa talepleri üzerine, Zekeriyaköy'de arsa çalışmalarını tamamlayan Makrom Yapı, kısa sürede teslim edilmesi planlanan projede tamamen müşterilerin talepleri dikkate alıyor.

13 bin metrekare üzerine kurulu olan projede 150 ile 450 metrekare arasında değişen 62 villa bulunuyor. Aynı zamanda proje içinde Fin hamamı, sauna, masaj salonu, basketbol sahası, tenis kortu, golf sahası, squash, anfi tiyatro, suni göl, pet home, otopark, kreş, çocuk oyun parkları, yüzme havuzları, sinema salonları, fitness center gibi birçok sosyal donatı da yer alıyor.

Akşam

İspanyol Bankalarının Kredi Zararının 260 Milyar Euroyu Bulabilir

Uluslararası Finans Enstitüsü İspanyol Bankalarının Kredi Zararının 260 Milyar Euroyu Bulabileceğini Bildirdi

IIF küresel ekonomi değerlendirmesinde, borç kriziyle mücadele eden İspanya'da bankaların 2012-2013 döneminde kredi zararının 218-260 milyar euro aralığında olabileceği, sektörün ayakta kalabilmesi içinse yaklaşık 60 milyar avro yardıma ihtiyaç duyabileceği belirtildi.

Değerlendirmede, bazı unsurların zararın bu aralığın üst noktasına yakın olacağına işaret ettiği kaydedildi.

İspanya'nın makroekonomik görünümünün, özellikle büyüme ve işsizlik alamında, İrlanda'nınkinden kötü olduğuna dikkati çeken IIF, İspanyol bankaları için en büyük kaybın gayrimenkul kredilerinden kaynaklanabileceğini vurguladı.

IIF, en kötü durumda bankalara 50-60 milyar euro aralığında devlet desteği gerekebileceğini ifade etti.

Hürriyet

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Bankacılık Sektörü Genel Görünümü

BDDK  Tarafından Hazırlanan Rapora Göre 2012 İlk Çeyreğinde Bankacılık Sektörünün Dönem Net Karı Geçen Yılın Aynı Dönemine Kıyasla 653 Milyon Lira Artarak 6 Milyar 124 Milyon Liraya Yükseldi

Türk bankacılık sektörünün yılın ilk çeyreğindeki dönem net karı geçen yılın aynı dönemine kıyasla 653 milyon lira (yüzde 11,9) artarak Mart 2012 itibarıyla 6 milyar 124 milyon liraya yükseldi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Türk bankacılık sektörü genel görünümü 2012 raporunu yayımlandı.

Buna göre, Mart 2012 itibarıyla Türk bankacılık sektörü 195 bin 547 kişi ve 10 bin 579 adet şube ile faaliyet gösteriyor. Şube ve personel sayısında 2011 yılında gözlenen durağan seyir devam ederken, 2012'nin ilk çeyreğinde personel sayısı 255 kişi, şube sayısı da 62 adet arttı.

Bankacılık sektörünün aktif toplamı 2012 yılının ilk çeyreğinde TL'nin değer kazanmasına da bağlı olarak yüzde 0,9 ile sınırlı bir oranda artarak 1 trilyon 229 milyar lira seviyesine ulaştı.

Avrupa borç krizi, Avrupa ve ABD bankalarının sermaye ihtiyacı, küresel ekonomideki düşük oranlı büyüme beklentileri, petrol fiyatlarındaki artış gibi uluslararası gelişmelere ek olarak, cari açık, tasarruf eğilimindeki gerileme ve ekonomide yumuşak/sert iniş tartışmalarının gölgesinde geçen 2012 yılının ilk çeyreğinde Türk Lirası cinsinden varlıklar yüzde 2,9 büyürken, yabancı para cinsinden varlıklar döviz kurlarındaki azalışın etkisiyle yüzde 3,7 (dolar bazında yüzde 2,1 büyüme) küçüldü.


Krediler Büyümeye Devam Etti

Bankacılık sektörü toplam aktifleri içindeki payı 2011 yıl sonuna göre 0,8 puan artarak yüzde 56,9'a yükselen toplam krediler, yılın ilk çeyreğinde 16,2 milyar lira yükselerek, Mart 2012 itibariyle 699,1 milyar seviyesine ulaştı.

Kredilerdeki enflasyondan arındırılmış yıllık reel artış yüzde 14,5, kur etkisinden arındırılmış artış oranı ise yüzde 20 olarak hesaplandı.

Mart 2012 itibariyle bankacılık sektörü toplam kredilerinin yüzde 43,6'sı kurumsal/ticari kredilerden, yüzde 32,9'u bireysel kredilerden, yüzde 23,5'i KOBİ kredilerinden oluştu. 2012 yılının ilk çeyreğinde kredi hacminde gözlenen toplam 16,2 milyar liralık artışın 8,5 milyar lirası (yüzde 52,6) kurumsal/ticari kredilerden, 6,1 milyar lirası (yüzde 37,3) bireysel kredilerden, 1,6 milyar lirası (yüzde 10) ise KOBİ'lere kullandırılan kredilerden kaynaklandı.


Takipteki Alacaklar

2008 ve 2009 yıllarında sürekli artış gösteren sektörün takipteki alacaklarında 2010 yılında başlayan düşüş eğilimi, 2011 yılının son çeyreğinde artışa dönüştü. Artış eğilimi 2012 yılında da devam ederken, takipteki alacaklar yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artarak Mart 2012 itibariyle 19,8 milyar lira seviyesine yükseldi.

2011 yıl sonu ile karşılaştırıldığında takipteki alacaklarda en fazla artış 405 milyon lira ile bireysel kredilerde gözlenirken, anılan dönemde takipteki kurumsal/ticari krediler 222 milyon lira, takipteki KOBİ kredileri ise 169 milyon lira artış gösterdi.

Takipteki bireysel krediler içerisinde en yüksek artışlar 218 milyon lira ile ihtiyaç ve diğer tüketicilerde ve 198 milyon lira ile kredi kartı alacaklarında görüldü. Halihazırda sektörün takipteki alacaklarındaki artışın, kredilerin temerrüt olasılığındaki yükselmeden ziyade, son yıllarda kredi portföyünde yaşanan büyümeye bağlı olduğu değerlendirildi.


Menkul Değerler Yatırımı

Rapora göre sektörün menkul değerler yatırımı, yılın ilk çeyreğinde 347 milyon lira (yüzde 0,1) artarak Mart 2012 itibariyle 285,3 milyar lira düzeyinde gerçekleşti.

Yıllık bazda ise menkul değerler yüzde 2,4 (6,8 milyar lira) arttı. Yurtiçi ve yurtdışı ekonomik konjonktürde önemli bir olumsuzluk olmadığı sürece bankaların menkul değerler plasmanlarını artırmak yerine kredi kullandırma eğiliminde olmaya devam edecekleri değerlendirildi.

2012 yılının ilk çeyreğinde bankacılık sektörü toplam pasifleri yüzde 0,9 oranında büyürken mevduat artışının yüzde 0,1 düzeyinde kalması mevduatın pasif toplamı içerisindeki payının 0,5 puan azalarak yüzde 56,7 düzeyine gerilemesine yol açıktı. Söz konusu gerilemede, yurtiçi tasarruf oranının tarihi en düşük seviyelerine gerilemesinin yanında bankaların; kaynak, maliyetlerinin etkin bir şekilde yönetimi çerçevesinde yurtdışı piyasalar ve Merkez Bankası repo imkanlarını kullanması ve menkul kıymet ihraçları gibi alternatif kaynaklara başvurması önemli rol oynadı.


Kıymetli Maden Depo Hesapları

2011 yılında yükselen altın fiyatlarına paralel olarak mudiler tarafında yoğun ilgi görmeye başlayan kıymetli maden depo hesapları sektörde vadeli ve vadesiz olarak altın yatırımlarının değerlendirilmesinde önemli bir yatırım aracı haline getirdi.

2012 yılının ilk çeyreğinde kıymetli maden depo hesaplarının yüzde 15,3 (1,2 milyar dolar) artarak 9 milyar dolar bakiyeye ulaştığı görüldü.

Sektörün Mart 2012 döneminde yurtdışı bankalardan temin edilen borç toplamı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 oranında (13,2 milyar dolar) artarak 101,8 milyar dolara yükseldi. Sektör genelinde bakıldığında sendikasyon kredilerinin tamamına yakınının yenilendiği görüldü.


Dönem Karı

Rapora göre, bankacılık sektörü dönem net karı da 2011 yılının aynı dönemine kıyasla 653 milyon lira (yüzde 11,9) artarak Mart 2012'de 6 milyar 124 milyon liraya yükseldi. Sektörde faaliyet gösteren 48 bankadan 29'unun karında son bir yılda artış görüldü. Bu dönemde 5 banka zarardan kara geçerken, bir bankanın zararı arttı, bir bankanın da zararı azaldı.

Bankaların aktif fonlamasında alternatif kaynaklara yoğun olarak yönelmesiyle, repo işlemlerine, bankalara ve ihraç edilen menkul kıymetlere verilen faizlerde, önceki yılın aynı dönemine göre, önemli tutarda artışlar gerçekleşti.

Bloomberght

8 Mayıs 2012 Salı

İş Bankası Sendikasyon Kredisi Anlaşması İmzaladı

İş Bankası 241 Milyon Dolar ve 742.5 Milyon Euro Tutarında İki Ayrı Kredi Dilimi Halinde 1 Yıl Vadeli ve 1 Yıl Vade Uzatma Opsiyonlu Sendikasyon Kredisi Anlaşması İmzaladı

22 ülkeden, 51 bankanın katılımıyla sağlanan ve dış ticaretin finansmanında kullanılacak olan sendikasyon kredisinin, en yüksek tutarla katılan bankalara ait bölümünün toplam maliyeti sırasıyla Libor + 145 baz puan ve Euribor + 1.45 baz puan oldu.